Wiert Willemszoon Sikkens, 1792 yılında Hollanda, Groningen'de ilk reçine üretim tesisini kurdu.1928 yılında, fabrika özellikle selülozik vernik için ikinci bir imalathane kurdu. Bu tarihten itibaren, Sikkens, araba, mobilya, tren, uçak ve farklı endüstriyel kullanımlar için de boya üretmeye başladı.
O dönemlerde araba boyacısı, görkemli parlak örtücüler, zengin renkler ve çok değişik şekiller üzerinde uzmanlaşmıştı. Arabanın güzelliği, sahibinin statüsünü belirliyordu. Arabaların boyanması oldukça fazla ustalık gerektiriyordu, üstüne atılan boyalar, yolların çok bozuk olmasından ötürü kısa sürede bozuluyordu. Boyacıların, vernik çok yavaş kuruduğu için mümkün olduğunca tozlanmayan atölyeleri vardı. Otomobil piyasaya çıktığında bile kuruma hala çok uzun zaman alıyordu. Selülozik verniğin 1. Dünya Savaşı sonrasında kullanılmasıyla bu durum değişti. Bu boya tipi hemen kuruyordu fakat fırça ile uygulanamıyordu. Yeni bir meslek doğdu: Oto tamir boyacılığı...
Boyacının aletleri; tahta kriko, tekerleklerin içinde boyandığı kalıp, tekerleksiz arabayı taşıyan araç ve boyama donanımları: kompresör, boya tabancaları ve diğer aletlerdi.
Modern servislerde, klasik el işi tamamen ölmedi: Boyacılar, arabaya kişisel bir dizayn yaparak, her taşıta ya da firmasına kendi kimliğini kazandırabilirler.
Sikkens'in, Hollanda, Sassenheim'da müzesi bulunmaktadır. Bu müze yıllar boyunca oluşturulan eşsiz bir koleksiyonun vitrinidir. Müze, ev boyacıları ve dekoratörlerden taşıt boyacılarına kadar tüm boyacıların mesleği için gerçek bir övgü niteliğindedir.
Eğer boya olmasaydı, dünyamız karanlık ve sıkıcı olurdu: Gri evler, paslı arabalar, yıpranmış ofisler ve güvenli olmayan yollar. Neyse ki, herşey çok daha güzel ve neşeli, boyacıların katkıları için çok teşekkürler.